tv etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tv etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ocak 2010 Cuma

Yaprak Dökümü Bölüm : 135

Evde bayram havası esiyor.

Umut bebekle Fikret’in hastaneden eve gelişleriyle birlikte, evde bayram havası esmeye başlıyor. Umut bebekle Fikret’in hastaneden eve gelişleriyle birlikte, evde bayram havası esmeye başlar. Ancak Cevriye Hanım bir sürpriz ile karşılaşır ve yine aksiliği tutar. Necla’nın azmi ve Cem’in projesini yaşatma çabası yavaş yavaş Aydınoğlu Ailesi tarafından takdir görmeye başlar.

Ferhunde, Şevket’in hayatında yeniden kendine bir yer açmaya çalışmaktadır. Hayallerinin gerçeğe dönüşmesini engelleyecek her şeyle başa çıkmaya kararlıdır.

Ali Rıza Bey ciddi sağlık sorunlarının ilk belirtilerini fark eder. Vücudunun verdiği sinyaller tedirgin edicidir. Ali Rıza Bey önlemini alırken, endişelerini kimseyle paylaşmaz. Leyla’nın aklını kurcalayan şüpheler ise yine zor bir dönemece girildiğinin habercisidir.

Yaprak Dökümü Bölüm : 133


Yaprak Dökümü
Bölüm : 133
Umut bebek doğuyor, yüzler gülüyor.

Fikret’in Umut adını verdikleri bebeği dünyaya geliyor ve Tekin Ailesi’nin yüzü uzun bir süre sonra ilk kez gülüyor. Ali Rıza Bey'in karşısına onun hiç beklemediği bir anda çıkıp, Leyla’dan vazgeçmek istemediğini söyleyen Oğuz, Ali Rıza Bey’in büyük öfkesi karşısında geri adım atmak zorunda kalır. Ali Rıza Bey, Oğuz'un bu cesareti Leyla’dan aldığını düşünür. Evde büyük olay çıkar. Leyla’nın şimdilik babasının kuşkularını yalanlamaktan başka çaresi yoktur.

Necla kendisinin yokluğunda Leyla’nın annesiyle birlikte evine gittiğini öğrenir. İki kız kardeş bir kez daha karşı karşıya gelirler. Necla, yaşadığı acının etkisiyle Cem'in ölümünden Leyla’yı sorumlu tutar. Leyla, bu büyük suçlamanın ağırlığı altında Necla'yla yüzleşmeye gider. Bu arada Ferhunde, Şevket’le yeniden bir araya gelmenin planlarını yapmaktadır. Ali Rıza Bey’in sürekli göz hapsinde olan Şevket, bu kez temkinlidir.

Fikret’in aniden sancılanıp hastaneye kaldırıldığını duyan Ali Rıza Bey ve Hayriye Hanım soluğu Adapazarı’nda alırlar. Umut bebeğin dünyaya merhaba demesiyle Tekin Ailesi uzun bir süreden sonra ilk kez, mutlu bir olayın etrafında bir araya gelir.

Zoraki başkan


Emin Başkan yeni görevinde
Zoraki Başkan'da Emin, belediye başkanlığı dışında kabul ettiği göreviyle ilgili çalışmalara başlar.
Emin'e başbakandan danışmanlık teklifi gelmiş ve ülkenin çözüm bulmakta sıkıntı yaşadığı konularda alternatif çözümler üretmesi istenmiştir. Kasabaya Amerika'dan gelen genç bir çocuk, babası olduğunu düşündüğü Bahattin'i aramaktadır. Eminoğlu ailesi ise bir aile şirketi kurmaya karar verir.

6 Aralık 2009 Pazar

Polat ve Memati'yi giydirince satışları patladı

Eskişehir merkezli Çetintaş firması, Kurtlar Vadisi dizinin kahramanlarını giydirince Ortadoğu'daki satışları patladı.

Dizinin kahramanlarından Polat Alemdar ve Memati sayesinde Ortadoğu'nun gözde markası haline gelen şirketin bu sayede satışları yüzde 20 oranında arttı. Firmanın patronu Hacı Yılmaz Çetintaş, bölge ülkelerinde gördükleri ilgili, "Bölge insanı Türk dizilerinin hepsini seyrediyor. Hepsi dizilerdeki gibi giyiniyor. Dizilere bakıp siparişlerini öyle veriyor. Polat Alemdar'ın paltosu, Memati'nin elbisesi diye malları istiyor. Özellikle Ortadoğu ülkelerinden Kurtlar vadisi dizindeki elbise ve pardösülere büyük talep var." şeklinde özetledi. Türkiye'nin ilk erkek giyim markalarından Çetintaş'ın yüzünü Ortadoğu'daki satışları güldürüyor.

Türk dizilerinin takip edildiği Arap ülkelerinde Polat'ın paltosu ve Memati'nin takım elbiselerine olan siparişlere neredeyse yetişemeyen Eskişehirli giyim firması, üretiminin 3'te 1'ini Ortadoğu'ya satıyor. Aynı zamanda Boyner, Carlo Cavalli, Ramsey gibi ünlü markalara da giysi üreten Çetintaş'ın yönetim kurulu başkanı Hacı Yılmaz Çetintaş, "Ortadoğu'da Kurtlar Vadisi gibi Türk dizilerine olan ilgi, Suriye'ye vizenin kalkışı ve İran'da Türk parasının geçiyor olması işleri yüzde 20 artırdı." dedi. Çetintaş markasının 70 yıl önce Hacı Baba Çetintaş'ın Eskişehir'e yerleşmesiyle başladığını anlatan Hacı Yılmaz Çetintaş, şuanda Organize Sanayi Bölgesi'nde bulunan fabrikayı 25 yıl önce kurduklarını söyledi.

Hacı babalarının bu işe elbise alıp satarak başladığını aktaran Çetintaş, şirketlerinin kuruluşu ve gelişimi ile ilgili şu bilgileri verdi: "Babam 17 yaşındayken 1. Dünya Harbi'ne gitmiş. Seferberlikte Avusturya'da Ruslara karşı 9,5 yıl askerlik yapmış. Döndüğünde Büyük Taarruz başlamış. Afyon'daki yerli Ermeniler de Yunanlarla birlik olmuş, şehri yakmış, yıkmışlar. Dedem o arada yemeniciymiş ama iş güç kalmayınca İzmir'e göçmüş. Oradan da Afyon'a yakın diye Eskişehir'e yerleşmiş. Burada hazır elbise alıp satmaya başlamış ve akabinde elbise dikmek için yeni bir iş kurmuş. Daha sonra büyük olduğum için özel usta tutup bana terziliği öğretti, okula da gittim. 1959'da askerden gelip şirketi kurdum. Şirketi şimdi ailecek yönetiyoruz. Firma olarak dünya ve Türkiye'deki büyük markalara elbise ürettik. Biz mutfaktayız. Anadolu üretiyor, ünlü firmalar kendi etiketlerini yapıştırıp satıyorlar. Boyner'le çalışıyoruz, Damat Tween'e 16 yıl mal verdik. Arla, Carlo, Cavalli, Ramsey gibi markalar müşterilerimiz arasında."

KENDİ ADIYLA 20 MAĞAZA AÇACAK

Çetintaş olarak ise Türkiye genelinde 8 mağazaları olduğunu, önümüzdeki aylarda 20 tane daha mağaza açacaklarını ifade eden Çetintaş, "Ayrı ayrı markalarla büyük şehirlere gireceğiz, cadde mağazacılığı da olacak, alışveriş merkezlerinde de yer alacağız." dedi. Almanya, İngiltere, ABD, İtalya'ya ya da satış yaptıklarını, Ortadoğu ile iyi ilişkiler kurduklarını kaydeden Çetintaş, şöyle konuştu: "Irak'ta aktifiz. İranlılara ciddi iş yapıyoruz. İran'da Türk parası resmi para oldu. Suriye'de de vize kalktı. Orada yaşayan insanlarla ilişkiler daha da arttı. Bu durum satışlarda da yüzde 15-20'lik bir artış oluşturdu.

Asıl etki Türk dizilerinde. Bu sene Kurtlar Vadisi dizine 20 takım elbise ve pardösü verdik. Dizilerde giyilen elbiseler, izleyicilerin cazibesini çekiyor. Ayda 15 bin takım kıyafet üretiyoruz, bunun 3'te 1'ini de dışarı satıyoruz." Ortadoğu halkının Türk dizilerine olan merakını her geçen gün arttığını, bunun bilinciyle hareket ederek bir dizi tedbirler aldıklarını vurgulayan Çetintaş, "Bölge insanı Türk dizilerinin hepsini seyrediyor. Hepsi dizilerdeki gibi giyiniyor. Dizilere bakıp siparişlerini öyle veriyor. Polat Alemdar'ın paltosu, Memati'nin elbisesi diye malları istiyor. Özellikle Ortadoğu ülkelerinden Kurtlar vadisi dizindeki elbise ve pardösülere büyük talep var.

Buradaki insanlar oradaki ürünlerimizin bulunduğu mağazalardan Polat Alemdar ve Mematinin elbise, pardösüsünden istiyor. Bu sayede Ortadoğu ülkelerine olan satışlarımızda yüzde 15-20 oranında artış oldu." açıklamasını yaptı. 74 yaşında olmasına rağmen hala işinin başında olan Çetintaş, "Bu işin emeklisi olmaz. Her gün 08.30'da gelirim. 9-10 saat beklerim burada. İçeride çıkan işin kalitesine bakarım. Aynı zamanda İslami İlimler Vakfı Başkanıyım, orada işlerim var. Mağazalara giderim. Pazar günleri de pek dışarı çıkmam dinlenirim. Boş zamanlarımda kitap okurum." dedi.

18 Şubat 2009 Çarşamba